Yargıtay Boşanma Davası Kararı | Yargıtay Kararları

BOŞANMA DAVASI - EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI - DAVACININ ANNE VE BABASINA AĞIR HAKARETLER EDİLMİŞ OLMASI

ÖZET: Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının davacının anne ve babasına nedensiz ağır hakaretlerde bulunduğu çocuğuna "bu orospuların yanına gitme" dediği, kayın pederine "ağzına sıçarım" dediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. (743 S. K. m. 134) Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 21.11.2000 gün ve 1999/967 - 2000/908 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 1.3.2001 gün ve 2001/1815-3407 sayılı ilamı; (... Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının davacının anne ve babasına nedensiz ağır hakaretlerde bulunduğu çocuğuna "bu orospuların yanına gitme" dediği, kayın pederine "ağzına sıçarım" dediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.


Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) yapılan ikinci görüşmede 7.11.2001 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Acil soru ve bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.